İsrail, Gazze Şehri’nin eteklerine asker ve tank göndermeye başlamasıyla birlikte bölgedeki çatışmaların yoğunlaştığını gösteriyor. Bu durum, Hamas’a karşı yürütülen savaşta belirleyici bir aşama olabilecek büyük bir operasyonun habercisi. “Gideon’un Arabaları B” adı verilen bu operasyon, İsrail güvenlik kabinesi tarafından onaylanmış durumda. İsrail Savunma Kuvvetleri (IDF) için alışılmadık bir büyüklükteki bu operasyon, askeri tarih açısından dikkat çekici bir dönüm noktası olabilir. Yaklaşık 60,000 rezerv askerin çağrılması, bu operasyonun ne denli ciddi olduğunu gözler önüne seriyor.
Madison Politika Forumu’nda kentsel savaş çalışmaları başkanı John Spencer, bu operasyonun ölçeğinin benzersiz olduğunu vurguluyor: “Bu, IDF’nin karşılaştığı en büyük zorluklardan biri olacak. Gazze’nin en yoğun bölgesi, Hamas’ın kalbi. Tünellerin ne olduğunu ancak içlerine girdiğinizde anlayabiliyorsunuz,” diyor. Hamas, İsrail’e karşı güçlü savunma hatları oluşturmuş durumda. Ancak Spencer, IDF’nin engelleri aşma konusundaki yaratıcılığını da dile getiriyor. “Gazze Şehri’nin askeri yeteneklerinden arındırılması ve rehine arayışı için bu ölçek gerekli,” şeklinde belirtiyor.
Eski Gazze Bölgesi komutanı Gadi Shamni, Gazze’nin karmaşık yapısını şöyle tanımlıyor: “Burası mülteci kampları, yoğun mahalleler ve yüksek binalarla dolu bir şehir. Hamas, yer altı alanlarını son derece geliştirmiş durumda. IDF’nin üst ve alt zemin kontrolü sağladığı söyleniyor ama geçmişte bunun her zaman doğru olmadığını gördük. Tünelleri yok etseniz bile, Hamas bunları hızla yeniden inşa edebilir.” Shamni, daha fazla askerle kalmanın, karşı taraf için daha fazla saldırı fırsatı yarattığını da ekliyor. Bu bağlamda, askeri stratejilerin ve taktiklerin sürekli olarak gözden geçirilmesi gerektiği aşikar.
Bir diğer güvenlik uzmanı, IDF’nin Gazze’yi askeri olarak fethetme kapasitesine sahip olduğunu, ancak bunun büyük maliyetler doğuracağını ifade ediyor. “IDF, ‘önce her şeyi yok et’ yöntemini benimseyecek; hava kuvveti bombaları, büyük patlayıcılar ve uzaktan sokakları havaya uçurma gibi taktikler kullanarak ilerleyecek,” diyor. Ancak, bu operasyonun potansiyel kayıplarını göz önünde bulundurmak zorundalar. Shamni, Hamas’ın, rehine olabilecek 50 kişiden 20’sinin hala hayatta olduğunu belirterek, bu kişilerin savaş alanlarına yerleştirilmesine dair endişelerini dile getiriyor. Bu durum, IDF’nin askeri stratejisi ile insan hayatına ilişkin değerleri arasında bir çatışma yaratıyor.
Civilleri tahliye etmenin ne kadar zor olacağı belli değil; kimlerin ayrılacağını, kaç kişinin gideceğini ve Hamas’ın bu tahliyelere izin verip vermeyeceğini bilmiyorsunuz. Bu, sivil kayıplarını artırabilecek bir durum. Spencer, tarihsel olarak, sivil nüfusun %10’unun geride kaldığını belirtiyor. “Eğer bir milyon insanın %10’u geride kalıyorsa, bu 100,000 kişi demektir,” diyor. Bu bağlamda, operasyonun sonuçları çok daha belirsiz hale geliyor.
Shamni, operasyonun çok uzun sürebileceği konusunda uyarıyor: “İki ay boyunca yüzey kontrolü sağlansa bile, tünellerin temizlenmesi gereken süre daha fazla olacak. Bu süreç, çok sayıda can kaybına neden olacak. En kötü senaryo, hiçbir rehinenin canlı veya ölü olarak bulunmaması.” Shamni, Hamas’ı yenme ve rehine kurtarma hedeflerinin birbirine zıt olduğunu vurguluyor; bu da yıllarca sürecek bir çatışma riskini beraberinde getiriyor. Spencer, bu operasyonun ilerlemesini ‘hesaplanmış bir risk’ olarak nitelendiriyor. “Askeri eylemler tehlikeler içeriyor, ancak Hamas’ın rehineleri öldürme riski ile onları açlık ve işkenceye maruz bırakma riski arasında bir denge kurmalısınız. Askeri baskı son çare olarak görülmeli,” diyor.
Sonuç olarak, Gazze Şehri’ndeki operasyon, hem askeri hem de insani açıdan karmaşık bir durumu beraberinde getiriyor. Savaşın sonuçları, sadece bölgedeki güç dengelerini değil, aynı zamanda insanların hayatlarını da derinden etkileyecek. Tüm bu gelişmeler, uluslararası kamuoyunun dikkatini çekerken, gelecekteki çatışmanın nasıl şekilleneceği konusunda belirsizlikler devam ediyor. Bu belirsizlikler, aynı zamanda bölgedeki diğer ülkelerin ve uluslararası aktörlerin stratejilerini de etkileyecek. Dolayısıyla, Gazze’de yaşananlar sadece yerel değil, küresel bir etki yaratma potansiyeline sahip. Gelişmelerin izlenmesi ve analiz edilmesi, uluslararası ilişkiler açısından büyük önem taşıyor.
https://shorturl.fm/XLvxv
https://shorturl.fm/M5SmT
https://shorturl.fm/NdTC7
https://shorturl.fm/I91qH
https://shorturl.fm/xCqZW
https://shorturl.fm/zmp7G
https://shorturl.fm/CLuYI
https://shorturl.fm/y72VN
https://shorturl.fm/LrTYW
https://shorturl.fm/NdiXr
https://shorturl.fm/axHYy
https://shorturl.fm/Cp17q
https://shorturl.fm/pbpox
https://shorturl.fm/7p8Y6
https://shorturl.fm/fpbja
https://shorturl.fm/VrJL2
https://shorturl.fm/gJ3Bd